İ.Ü. Araştırma Görevlileri Dayanışma Gecesi Düzenliyor

BASINA ve KAMUOYUNA DAVET

Kamuoyunda 50/d’liler olarak bilinen ve başını İstanbul Üniversitesi Araştırma Görevlilerinin çektiği mücadeleci asistanlar 19 Kasım 2009 tarihinde saat 17:00’de İ.Ü. İletişim Fakültesi Konferans Salonunda bir Dayanışma Etkinliği tertiplemişlerdir.

Asistan Dayanışması Etkinliği şu amaçlarla toplanıyor:
1) Anayasanın belirlediği kamu hizmeti ilkelerine, üniversite özerkliğine ve bu yöndeki Danıştay kararlarına rağmen Türkiye çapında asistanların iş güvencesi meselesinin (50/d sorunu) henüz nihai olarak çözülmediğini duyurmak için,
2) Üniversitemiz kadrolarının hariçten gelen kimseler yerine doğrudan üniversitenin yetiştirdiği kimselere emanet edilmesinin gereğini vurgulamak için,
3) TBMM gündeminde bulunan ve Prof. Dr. Oğuz Oyan tarafından hazırlanan kanun teklifinin yasalaşmasına kampanya oluşturmak için,
4) İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünün hakları için mücadele eden sekiz araştırma görevlisine verdiği maaştan kesmeye varan cezalara karşı, bu cezalandırmaya maruz kalan arkadaşlarımızla dayanışmada bulunmak için
İstanbul Üniversitesi Araştırma Görevlileri Şenliği’ni düzenliyor ve sizleri etkinliğimize davet ediyoruz.

Program
1- Açılış Konuşması
2- Slayt Gösterisi
3- Soruşturulanlar ve Uludağ Üniversitesinden arkadaşımız İ. Hakkı Kumru ile canlı bağlantı
4- 50/d Mücadelecilerinden Müzik dinletisi
5- Tiyatro Gösterisi
6- Konuklara Söz Verilmesi ve Açık Kürsü
7- Burhan Şeşen’den Müzik Ziyafeti
8- Kapanış

10 No'lu Bildiri

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ
ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ TEMSİLCİLER KURULUNDAN
ÜNİVERSİTEMİZİN TÜM MENSUPLARINA DUYURU

11.11.2009

Pansuman değil, çözüm gerekir!

Bir yılı aşan bir süredir giderilmesi için yurt çapında bütün araştırma görevlilerinin uğraş verdiği güvencesiz istihdam garabeti henüz nihai bir çözüme kavuşturulmamıştır. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü tarafından açıklanan son karar, doktorasını bitiren araştırma görevlilerinden “uygun görülenlerin” üniversite kadrosunda muhafaza edilebileceğinden söz etmektedir. İ.Ü. Rektörü Sayın Yunus Söylet’in bu kararı, kabul edilmelidir ki, eski Rektör Sayın Mesut Parlak döneminde (2007 yılında) verilen karara nispetle bile daha geri bir çözüm yolu ortaya koymaktadır. Öyle ki YÖK, araştırma görevlilerinin başına bu sorunu çıkartmamış olsaydı, bugün verilen karardan dahi daha güvenceli bir noktada olacaktık.
Halbuki İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nün önünde bir duvar gibi dikilen YÖK kararı araştırma görevlilerinin azmi ve tutarlı hukuksal mücadeleleri neticesinde Danıştay tarafından ortadan kaldırılmıştı. Başka bir deyişle İstanbul Üniversitesinde 50/d garabetine son verme imkanı açık bir biçimde önümüzde durmaktaydı. Buna rağmen üniversite idaresi, sorunu pansuman tedbiriyle geçiştirmeyi tercih etmiştir.
Bu tercihle beraber; son dönemde üniversitemizin çeşitli birimlerine hariçten yerleştirilen yeni kadroların kayda değer sayıya ulaştığı ve buna karşın üniversitenin uzun yıllar hizmetinde bulunan biz araştırma görevlilerinin ve kıymetli hocalarımızın ikincil plana itilmesi gözlerden kaçmaz vakalara dönüşmüştür. İstanbul Üniversitesi hiçbir siyasi hizbin kadro vahası olmamalıdır; hak eden ve kuruma emek veren herkes bu üniversitede çalışabilmeli, bilimsel faaliyette bulunabilmelidir. Ancak 50/d hususundaki ikircikli tutum ve paraşüt kadroların çoğalması, üniversite yönetiminin ifade edilen hedef ile varılan sonuçlar arasında bir uyum olmadığını açık bir biçimde sergilemiştir.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ TEMSİLCİLER KURULU BİLDİRİSİ

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ
ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ TEMSİLCİLER KURULU
9 NO'LU BİLDİRİ
EKİM 2009

2009-2010 öğretim yılına başlarken İstanbul Üniversitesinde araştırma görevlilerinin özlük hakları sorunu (50/d sorunu) henüz bir çözüme kavuşmuş değildir. YÖK kararının Danıştay’ca askıya alınmasından sonra YÖK, araştırma görevlilerinin özlük işlerinin rektörlüklerce düzenlenebileceğini ilan etmiştir. Bu gelişme üzerine bazı üniversite rektörlükleri araştırma görevlilerini koruyucu istihdam politikalarına girişmiş ve mevcutlarda yaşanan 50/d sorununun çoğunluğunda çözüme ulaşılmıştır. Buna karşın meselenin başından beri en yakıcı olduğu İstanbul Üniversitesinde ise, Rektörlük yedi aydır genç bilim insanlarının önünü açan bir uygulamayı başlatmamıştır. Hatta hakkını arayan ve arkadaşlarının işten atılması teşebbüsünü durdurmaya çalışan araştırma görevlilerini disipline sevk etmiş ve sorunu kangrenleştiren bir tarzda çözüm üretmekten kaçınmıştır. Bu çözümsüzlük akla uygun bir yol değildir. Çünkü geçen yedi aylık sürede yaşanan belirsizlik üniversitemizde şu temel sorunların yaşanmasına neden olmuştur ve olmaktadır:

- Kamu hizmetinde umudunu yitiren araştırma görevlileri imkân bulmaları halinde başta vakıf üniversiteleri olmak üzere kamu kurumları dışında kalan alanlara yönelmektedirler.
- Üniversitemizde kalmakta ısrarcı olan araştırma görevlileri doktora programlarını vaktinde bitirmek yerine çeşitli süre uzatma yollarını denemekte ve böylelikle bilimsel gelişimini kendi eliyle akamete uğratmaktadırlar.
- Gelecek kaygısı ve belirsizlik içinde bulunan genç bilim insanları, geçtiğimiz yıl gözle görülür bir biçimde üretkenlik kaybına uğramışlardır.
- Nihayet üniversite iradesinin sözde ve uygulamada farklılaşan tutumu, idareye yönelik araştırma görevlilerinde ciddi bir güven kaybına sebep olmuştur.

İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Soruşturmayı Genişletti!

İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünün “Genişletilmiş” Soruşturmasında
40 Araştırma Görevlisi Daha Sorgulandı!

İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Mayıs ayında 6 arkadaşımıza açmış olduğu soruşturmayı hukuka aykırı bir biçimde “genişleterek” 40 araştırma görevlisini daha soruşturmacı karşısına çıkarttı.
Son eklenenlerle yaz aylarında İstanbul Üniversitesinde yaklaşık 50 araştırma görevlisi soruşturmaya sevk edildi. Soruşturmaya konu hadise olarak, 20 Mayıs 2009 tarihinde işten atılması kararlaştırılan on üç asistanın görevlerine iadesinin sağlanması ve o gün tebellüğ edilen Danıştay kararının Rektörlüğe sunulması talebiyle Rektör Prof. Dr. Yunus Söylet’ten toplu randevu istenmesi gösterildi.
Haksızlığa ve gadre uğramaya sessizlikle karşılık vermek biz genç nesillerin ve ülkenin gelecek akademisyenlerinin tarzı olmayacaktır. Sırf bu sebeple bile, bu soruşturmalar da diğerleri gibi sonuçsuz kalmaya mahkumdur.

İşyerinde İş Güvencesi İstiyoruz,
İstanbul Üniversitesinde Danıştay Kararı Uygulansın!

İşyerinde Hukuk Güvenliği İstiyoruz,
Hukuka Aykırı Soruşturmalar Derhal Sonlandırılsın!

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİNE SORUŞTURMA AÇTI!

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİNE SORUŞTURMA AÇTI!

7 AYDIR ÖZLÜK HAKLARI İÇİN MÜCADELE VEREN
SAYISIZ BASIN AÇIKLAMASI YAPAN,
TÜRKİYE'NİN DİĞER ÜNİVERSİTELERİNDEKİ MESLEKTAŞLARIYLA DAYANIŞMA İÇİNDE OLAN,
ÜNİVERSİTEYİ TERKETMEYEREK BİZ KALIYORUZ YÖK GİTSİN DİYEREK ÜNİVERSİTEDE SABAHLAYAN
BU ÜNİVERSİTEDE İŞ GÜVENCESİ YOKTUR YAZILI PANKARTIN ÖNÜNDE ÇADIR KURUP NÖBET TUTAN
TÜRKİYE ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİNİN KATILIMIYLA TAKSİM'DE SESİNİ DUYURMAYA ÇALIŞAN
BURSLU ÖĞRENCİYSEK SINAVLARA NİYE GİRİYORUZ DİYEREK İŞ BIRAKAN
AMA BİR TÜRLÜ SESLERİNİ DUYURAMAYAN ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ DANIŞTAY'IN VERDİĞİ YÜRÜTME DURDURMA KARARIYLA
SONUNDA HAKLILIĞIMIZ KANITLANDI DEMİŞTİ.
ANCAK ÜNİVERSİTEDE DANIŞTAY KARARLARI UYGULANMADI. UYGULANMIYOR!
HALA DOKTORA TEZLERİNİ SAVUNAN 50/D'Lİ ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİNİN KADROYA ATAMALARI YAPILMIYORDU!HALA YAPILMIYOR!
ÜNİVERSİTE HALA YÖK TARAFINDAN YÖNETİLİYORDU. HALA ANKARA'DAN YÖNETİLİYOR!
REKTÖRLÜK YÖK'ÜN ATEŞİNDEN KAÇMAK İÇİN SİZİ ATIYORUZ DEMİŞTİ, AYNI GÜN DANIŞTAY'IN KARARI BİLDİRİLDİ!

BU DURUMU PROTESTO ETMEK İÇİN 2O MAYIS GÜNÜ 300 ARAŞTIRMA GÖREVLİSİYLE BİRLİKTE BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI.
ORADA OLAN 5 OLMAYAN 1 KİŞİYE SORUŞTURMA AÇILDI.

15 TEMMUZ GÜNÜ SAAT 14.00'DE İ.Ü. HUKUK FAKÜLTESİNDE SORUŞTURULUYOR OLACAKLAR!

HUKUKSUZLUK ÜNİVERSİTEDE KURAL OLMASIN DİYE MÜCADELE ETTİKLERİ İÇİN!
ÜNİVERSİTE ÖZERKLİĞİNE SAHİP ÇIKTIKLARI İÇİN!
İŞ GÜVENCESİ OLMADAN AKADEMİK ÖZGÜRLÜK OLMAZ DEDİKLERİ İÇİN!
50/D MADDESİNDEN ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ İSTİHDAMI DURDURULSUN, ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ 33/A'DAN ALINSIN
MEVCUT ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ 33/A'YA GEÇİRİLSİN TALEPLERİNİ DİLE GETİRDİKLERİ İÇİN!

ONLARI YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ!
SORUŞTUR REKTÖR HEPİMİZİ SORUŞTUR DİYE HAYKIRACAĞIZ!

BULUŞMA YERİMİZ VE SAATİMİZ:
İ.Ü. HUKUK FAKÜLTESİ ÖNÜ, HAVUZLU BAHÇE
15 TEMMUZ 2009, SAAT: 13.45

DANIŞTAY 26 Kasım YÖK Yürütme Kurulu Kararına Yürütmeyi Durdurma Kararı Verdi.

EĞİTİM VE BİLİM EMEK. SEN.'in Danıştay'da açmış olduğu 26 Kasım 2008 tarihli YÖK yürütme kurulu kararına YÜRÜTMEYİ DURDURMA kararı verilmiştir.
Artık üniversitelerde görev yapan tüm araştırma görevlilerinin rektörlükler tarafından 33/a kadrosuna geçirilmesinde herhangi bir engel kalmamıştır.
Sıra tüm 50/d'li asistanların 33/a'ya geçirilmesinde.
Danıştay Kararını okumak için lütfen linke tıklayınız.

İçerik yayınları